DÜNDEN BUGÜNE YÜZÜĞÜN TARİHÇESİ

DÜNDEN BUGÜNE YÜZÜĞÜN TARİHÇESİ

M.Ö. 1800′lü yıllara dayanan bir geçmişe bulunan yüzük, Girit ve Miken uygarlıkları tarafından üzerine çiçek işlemeleri yapılarak kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde yüzük her ne kadar kadınların her dönemde kullanmakta olduğu bir takı olsa da eski toplumlarda devletin başında olan erkeklerin de kullandığı bu takı egemenlik ve gücün temsilcisi olarak kabul görmüştür. 

 

Üzerinde temsil ettiği devlete ait mühür bulunan yüzükler, siyasi yazışmalarda damga olarak kullanılmıştır. Antik Yunan’da ise; yüzük süs eşyasından ziyade insanlar arasındaki sınıf ayrımını belirtmek amacıyla tercih edilmiştir.

 

Günümüzde de yüzük, bir erkek ve kadın arasındaki sonsuz aşk ve bağı simgelediği için evliliklerde kullanılmaktadır. Sözlenen, nişanlanan ya da evlenen kişiler genellikle bunun herkes tarafından duyulması için yüzük takarlar. Bu gelenek ise; Mısır uygarlığından günümüze kadar gelmiştir. O dönemlerde bitki saplarından yapılan yüzükler zaman içerisine madenlerin bulunması ile değeri fazlasıyla artmıştır. Şimdilerde ‘’alyans’’ adı verilen bu yüzükler evliliklerin yegâne simgesi olarak kabul edilir ve Mısırlıların aşk damarı adı verilmiş olan damarın sol elin dördüncü parmağından geçtiğine inanmalarından dolayı yine o parmağa takılmaktadır.


Genellikle altın, pırlanta, zümrüt, yakut gibi değerli madenler ve taşlar kullanılarak tasarlanan yüzükler kadınlar tarafından güzel görünme amaçlı sıkça kullanmaktadırlar. Günümüzde takı tutkunu olan ya da olmayan her kadının vazgeçilmez aksesuarlarından biri olan yüzükler birbirinden farklı model ve tasarımları ile daima göz kamaştırmaktadır. 

 

TAKSESUAR olarak herkesin zevkine hitap edecek şekilde; gerek tarihin izlerini taşıyan gerekse modern yüzük modellerimiz ile sizlere hizmet vermeye devam etmekteyiz.

 

Yüzük; geçmişten günümüze gücün, ihtişamın, mevkiinin, bağlılığın, sonsuzluğun, süsün, zarafetin ve kimi zamanda sınıf farklılıklarının simgesi olmuştur. Bilinen en basit yüzük örneklerine tarihte M.Ö.3000 - 1000 yılları arasında ilk kez Tunç devrinde rastlanılmıştır. 

 

Geçmişte daha çok demirden yapılmış olan yüzükler, zaman geçtikçe değerli ham maddelerin de bulunması ve bunların yüzük yapımında kullanılmasıyla giderek değer kazanmış ve farklı ellerde farklı  tasarımlara bürünerek günümüze kadar ulaşmıştır.

 

Yüzük denilince ilk planda hemen herkesin aklına elbette ki, nişan ve evlilik gelir. Aidiyet, eşini bulma, bağlılık, sevgi ve sonsuzluk bu manâ da yüzük ile anılan kavramlar olur. Yüzük ile bütünleşen bu değerler ise; kişiden kişiye değişir ve böylece ayrı bir özellik, kişisellik kazanır. Haliyle bu durum yüzük tasarımlarına ve evlilik için seçilen yüzüklere de doğrudan ya da dolaylı olarak yansıtılır. Yani yüzük bir bakıma evliliğin imzası halini alır.

 

O hâlde, evlilik için yüzük takma geleneğinin tarihteki dayanağı nedir? 
Kesin olmamakla beraber, bu geleneğin 4800 yıl öncesinde ilk olarak Eski Mısırlılar ’da  görüldüğü söylenmektedir. Çember, Eski Mısırlılar ve diğer eski kültürler için başı ve sonu olmamayı yani sonsuzluk anlamına gelmekteymiş. Çember ortasındaki delik ise bilinene ve bilinmeyene açılan kapı olarak kabul görmüştür. Bir kadına yüzük vermek, o kadına duyulan bitmeyen aşkı ifade edermiş.

 

Romalılar ise bu geleneği devam ettirmekle beraber, bir kadına yüzük vermeyi ona karşı duyulan sonsuz aşktan ziyade, o kadına sahip olmak olarak algılamış. Romalılar döneminde yüzük ilk defa oyularak işlenmiş ve yüzük yapımında kullanılan hammadde daha çok demir olmuştur. Bu dönemde yapılan demir yüzükler gücü, koruyuculuğu ve aidiyeti temsil etmiş ve bu yüzüklere Anulus Pronubus adı verilmiştir.

 

13. yüzyılda da Hristiyanlar evlilik törenlerinde yüzük takma geleneğini edinmiş ve bu törenlerde takılan yüzükler günümüzde kullanılan yüzüklerden farklı olarak daha gösterişli ve oymalı, üst kısımlarında farklı süslerin de yer aldığı, iç içe geçen abartılı tasarımlar olarak şekillendirilmiştir. Manevi açıdan ise yüzük, kalplerin birleşmesi olarak nitelendirilmiş.

 

“Elmas bir kızın en iyi arkadaşıdır.” Dönemi: 
1800’lü yıllarda evlenen bir kadının elmas yüzük takması ise oldukça sıradan bir durum olmuş. O dönemlerde evlenen hemen her kadın elmas yüzük takmaya başlamış ve elmas fiyatları da haliyle epey bir düşüş göstermiş.

 

Tarihten günümüze doğru biraz ileriye sardığımız zaman, İkinci Dünya Savaşı sırasında Amerikalı erkeklerin evden uzakta geçirdikleri zorlu savaş dönemlerinde, evde onları bekleyen bir eşin olduğunu kendilerine hatırlatması ve manevi olarak bu duygunun kendilerine savaş koşullarında güç vermesi için yüzük takmaya başladıkları görülmüştür.

 

Sonuç olarak bakıldığı zaman her medeniyet her dönem kişileri kendi etkisi altına almayı başaran yüzükler; ister günlük isterse özel günlerin şık ve zarif aksesuarı ya da evlilik adımına atılan ilk temelin göstergesi olarak her daim bilhassa kadınların vazgeçilmez takısı olmaya devam etmektedir.

  
 

Taksesuar.com'un tüm yüzük çeşitlerini görmek ve hemen sipariş vermek için TIKLAYIN!


 
Etiketler: takı, aksesuar, yüzük
Mayıs 03, 2020
Listeye dön